Eski Mısır Uygarlığı Tarihi

Antik Mısır (Khemet, Egypt)

Antik Çağ'daki en büyük medeniyetlerdendir. M.Ö. 3050 yılları civarında kuruluşundan önce, güney Mısır ve kuzey Mısır olarak ikiye ayrılmaktaydı. Güney Mısır ve Nil nehri boyunca uzanan verimli vadi Mısır tarihinde Yukarı Mısır olarak, kuzey Mısır ve delta ise Aşağı Mısır olarak geçer.

Antik Mısır'ın dilinin, dinin ve uygarlığının esas adı Khemet olup, Egypt ise eski Yunan mitolojisindeki mısırın halk kahramanından geçmektedir.

Yukarı Mısır'ın tarihine değin bulunan en eski bilgiler M.Ö. 6000'li yılları göstermektedir; ancak kurucusu Tiu'nun doğum tarihi ya da yaşadığı dönem hala sırdır. Aşağı Mısır'a gelince, bilinen kurucusu Ro en ünlü kralı da Scorpion King - Akrep Kral filminde de ilham alınan Scorpion of Egypt (Mısır Akrebi), Zekhen'dir. Yukarı Mısır'ı kendi yönetimi altında birleştiren Zekhen'den sonra kral olan Narmer, Delta bataklıklarına doğru yayılmayı sürdürmüştür.

Narmer'in kuzey Mısır'daki; Wazner'in güney Mısırdaki egemenliği sonrasında; Hor-Aha (ya da Menes olarak bilinir) birleşik Mısır İmparatorluğu'nun ilk firavunuydu.

Antik Mısır; Augustus Caesar'in liderliğindeki Roma İmparatorluğu tarafından M.Ö. 30 yılında ele geçirilmiştir. M.S. 7. yüzyılda Araplar burada egemen olmuş ; 1517 yılında ise Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılmıştır. 1882 yılında da Mısır ; İngiltere'nin kolonisi olmuştur.

Tarih Bölümleri

3000 yıldan daha fazla olan Antik Mısır tarihini incelemek için bölümlere ayrırmak şarttır:

* Hanedanlık Öncesi Dönem
* Eski Krallık Dönemi (- 6 hanedanlar)
* Birinci ara dönem (7 - 10 hanedanlar)
* Orta Krallık Dönemi ( 11 - 14 hanedanlar)
* İkinci ara dönem (15 - 17 hanedanlar)
* Yeni Krallık Dönemi(18 - 20 hanedanlar)
* Son ara dönem (21 - 26 hanedanlar)
* Pers dönemi
* Geç Hanedanlık Dönemi (28 - 30 hanedanlar)
* Yunan dönemi
* Roma dönemi

Hanedanlık Öncesi Dönem

Mısır’da insan paleolitik zamandan beri vardı. Bu dönemin Mısır toplulukları merkezi bir yönetim kuramamışlardı. Siyasal birlik adına ise ilk gelişme bu dönemin sonunda Yukarı Mısır’ın kuzeyinde yer alan Hierakonpolis merkezli oldu.

Hierakonpolis


Hierakonpolis'te yaşayanlar diğer Mısır topluluklarına göre daha ileri bir kültüre sahiptiler. Dikdörtgen planlı evler yapıyor, seramik üretiyor ve küçük hacimli değiş-tokuş ticareti yapıyorlardı. Ancak M.Ö. 3500 yıllarında meydana gelen iklim değişikliği nedeniyle Hierakonpolisliler Nil Nehri’nin taşkınlarına maruz kalan bölgelere inmek zorunda kaldılar.

Hierakonpolis’i terk etmeyenler ise belli bir zenginliğe sahip olan elit sınıfıydı. Bu elit sınıfı göç eden toplulukları örgütlediler. Böylece sel sularını kontrol altında tutacak sulama projeleri gelişmeye başladı. Yani, sulu tarım ekonomisi keşfedilmiş oldu. Bu keşfi kentlerin kurulması izledi. Bu süreç, M.Ö. 3000’li yılların sonunda Aşağı ve Yukarı Mısır’ın birleşmesiyle sonuçlandı.

Hanedanlar Dönemi

Mısır’ın tarihi ilk kez Mısırlı rahip Menetho tarafından yazılmıştır. Menetho Mısır tarihini 30 Hanedana bölmüştür. Mısır Tarihi'nde 190 Kral hüküm sürmüştür. 30 hanedanlı Mısır’ın tarihi Eski Krallık Dönemi (M.Ö. 3100-M.Ö. 2150), Orta Krallık Dönemi (M.Ö. 2050-M.Ö. 1650), Yeni Krallık Dönemi (1570-935) ve Geç Dönem (M.Ö. 935 - M.S. 343) olmak üzere 4 döneme ayrılır. Her dönemin ardından karışıklıkların yaşandığı bir ara dönem gelir. Bu ara dönemlerin sayısı 3’tür.
 

Eski Krallık Dönemi

Dönemin en ünlü kralı 3. Hanedan’ın 2. Kralı olan Zoser’dir. Başkent Memphis kenti yakınındaki Sakkara’da Mısır’ın ilk piramidini, Basamaklı Piramit'i inşa ettirmiştir. Bu piramidin mimarı Zoser’in veziri İmhotep’tir. Zoser’den sonraki krallar da piramit yaptırmaya devam etmişlerdir. Bunların en görkemlisi ise 4. Hanedan Kralları zamanında yapılan Keops Piramidi'dir.

Eski Krallık Dönemi, son hanedanın iktidarı bitince sona ermiştir. Bu dönemi yaklaşık bir asır süren iç savaşlar dönemi izlemiştir.
 

Orta Krallık Dönemi

Orta Krallık Dönemi, 1. Mentuhotep’in Mısır’da siyasal birliği yeniden kurmasıyla başlar. Firavunlar bu dönemde devleti eyaletlere bölmüşler ve bu eyaletlere valiler atamışlardır. Asya ve Nübye sınırlarını korumak ve bu topraklarda ticari ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı seferler yapmışlardır. Yük taşıma aracı olarak eşeklerden ve deniz ticaretinde gemilerden faydalanan Mısırlılar Girit ile de ticari ilişki içine girmişlerdir. Bu dönemde Eski Krallık Dönemi’nden farklı olarak köle ticareti yapılmıştır. Bu dönemde Asyalı kölelerin sayısı çok fazladır.

Dönemin sonunda yaşanan iç savaşlara Mısırlı olmayan Hiksoslar son vermişlerdir. Göçebe bir Asyalı kavim olan Hiksoslar, Mısır’ın yabancısı olan ilk hanedanıydı. Hiksos Kralları'na Çoban Krallar denirdi. Mısırlılara göre daha ileri silah ve savaş tekniğine sahiptiler. Mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırmışlardır. Thebes (Teb) kentinin yerli hükümdarı Ahmose onları Mısır’dan sürmüş ve böylece Yeni Krallığı’n kurucusu olmuştur.

Yeni Krallık Dönemi

Yeni Krallık Dönemi'nde 1. Tuthmosis ile Mısır’ın dış politikası değişmiş ve Mısır emperyalist bir dış politika izlemiştir. Fırat Nehri’nin ötesine geçen ilk Mısır Firavunu olan 3.Tuhtmosis zamanında Suriye Mısır hakimiyeti altına alınmıştır. Bu dönem egemenlik politikası kapsamında diğer devletlerle evlilik yoluyla bağlar kurulmuş ve vasal devletler oluşturulmuştur.

Yeni Krallık Dönemi’nde kadınlar da iktidarda yer almıştır. Kraliçe Hatşepsut ticari ilişkilere önem vermiş, Punt’a (Somali) gemiler göndererek Ümit Burnu’na ulaşılmasını sağlamıştır. Bu ülkeden Mısırlılar değersiz mallar karşılığında değerli mallar almışlardır. Alınan malların listesi Hatşepsut Tapınak Duvarı'na yazılmıştır. Bu listede fildişi, abanoz, maymun, leopar derileri, köleler gibi maddeler yer alır.

Yeni Krallık Dönemi’nin tarih açısından en önemli siyasal olayı ise Kadeş Savaşı’dır. Hititlerle yapılan bu savaşı tarihin eşit esaslara dayalı ilk devletler arası antlaşması olan Kadeş Antlaşması izlemiştir. Ayrıca Akhenaton’un Mısırlıları dünyanın ilk tek tanrılı dinine inanmalarını sağlamaya çalıştığı dinsel reform da bu dönemde olmuştur.

Deniz Kavimleri ve Mısır

Mısırlılar Ege Göçleri'yle gelen kavimleri Deniz kavimleri olarak adlandırmışlardır. M.Ö. 1208 yılında Mısır’a saldıran kavimler başarılı olamamışlardır. Mısırlılar bu savaş başarısını unutulmaz kılmak için bu gün adına İsrail Anıt Taşı denilen anıtı dikmişler ve bu anıtın üzerine de egemen oldukları bölge ve halkların adlarını yazmışlardır. İsrail adının ilk kez geçtiği belge bu anıt taşıdır.

Deniz Kavimleri 20. Hanedan (Ramsesler) Dönemi’nin son önemli hükümdarı 3. Ramses zamanında farklı yerde ve zamanlarda birçok saldırı düzenlemişler; fakat başarısız olmuşlardır.
 

Geç Hanedanlık Dönemi

Deniz Kavimleri’yle zayıflayan Mısır’da M.Ö. 10. ve 9. yüzyıllar arasında Libyalılar, daha sonra Nübya’dan gelen Kuşitler, Persler ve Büyük İskender hakimiyet kurmuştur. Büyük İskender zamanında ülkeyi Makedonyalı Ptolemaioslar Hanedanlığı yönetmiştir. Bu dönemle birlikte Mısır kültürü de yok olmuş, yerine Hellenistik kültür gelmiştir. Böylece Mısır Uygarlığı'na ait Memphis, Tebes, Abidos gibi büyük şehirler de yerini Feneri ve İskenderiye gibi kentlere bırakmışlardır.
 

Ölü Kültürü, Mumyalama ve Yazı

Nil Nehri’nin düzenli taşkınlıkları ve geri çekilmesi Mısır’da ölü kültünün doğmasında etkili olmuştur. Mısırlılar ekinin kuruduktan sonra tekrar yeşermesini gözleyerek bu sürecin insanlar için de geçerli olduğunu, yani insanın fiziki yaşamının ölümden sonra da devam edeceğine inandılar. Bu ölümle yaşam arasındaki sınır onların firavunları için görkemli mezarlar, yani piramitler yapmalarını sağlamıştır. Firavunların öbür dünyaya geçişine de önem verdikleri için onları mumyalamışlardır. Mumyalamanın ilk izlerine Hierakonpolis mezarlığında rastlanmıştır.

Mısırlılara ait ilk yazı örneklerine de Hanedan Öncesi Dönemi mezarlıklarının üzerinde rastlanır. Bu durum bize yazının Mısır’da ölü kültüyle ilişkili olarak geliştiğini gösterir. Mısır yazısı sembollerden oluşuyordu. Bu semboller bazen bir heceyi, bir kelimeyi hatta bir cümleyi bile ifade edebiliyordu. Bu nedenle Mısır yazısında sembollerin sayısı 700 civarındadır. Şiir ve düz yazı halinde din, hukuk, hikaye, efsane gibi pek çok edebi eser yazılmıştır. Yazı malzemesi olarak taş, tahta, deri ve papirüs kullanılmıştır. Papirüs bitkisi, Nil kıyısındaki bataklıklarda çokça yetişen bir bitkiydi.

Piramitler, Saraylar ve Tapınaklar

Piramitler dünyanın tek ayakta kalan yedi harikasından biridir. Piramitlerin en büyüğü Firavun Keops’un kendisi ve karısı için yaptırdığı Gize’de yer alan Keops Piramidi’dir. Bu piramidin inşası için iki milyon üç yüz bin taş blok kullamılmıştır. Herodotos’a göre bu piramidin tamamlanması 20 yıl sürmüştür. Piramitin inşasında çalışanlar köleler değil, ziraatla uğraşan Mısırlı yerli halktır. Bu nedenle, ziraat işlerinin yoğun olmadığı zamanlarda inşaat yapılabiliyordu.

Eski Krallık Dönemi’nden sonra ise piramit yapımı durmuştur. Güçlü bir konumları olan valiler (vezirler), firavun iktidarına karşı her zaman alternatif iktidar adayı durumundaydılar. Bu valiler, elde edilen zenginliklerin halkın refahı için kullanmak yerine piramit yapımı için kullanılmasına karşı çıktılar. İsyan eden valiler dolayısıyla 4. Hanedan yıkılmış ve Eski Krallık Dönemi sona ermiştir. Halkın hoşnutsuzluğuyla ilgili efsaneler Yunan tarihçilerin eserlerine de yansımış, İ.Ö. 1.yüzyılda yaşamış olan Diodorus, firavun mumyalarının soylu Mısırlı aileler tarafından piramitlerden aşağıya atıldığını anlatmıştır.
 

Sanat

Mısır Uygarlığı’ndaki heykeltraşların ve ressamların birçok eseri günümüze kadar ulaşmıştır. Ancak sanatçıların adları bilinmemektedir. Bu eserler daha çok Orta ve Yeni Krallık Dönemi’nden kalmadır. Maden, taş, tahta, fildişi gibi malzemeleri kullanmışlardır. Heykeltıraşlık alanında firavun büstleri özellikle ilgi çekicidir. Heykeltıraşlar ve ressamlar devletin desteğini almışlardır.
 

Bilim

Mısır Uygarlığı’nın sahip olduğu pek çok güzellik bilimle şekillenmiştir. Gökyüzünü izlemişler ve böylece yön tayini, mevsim bilgileri, zaman geçişini hesaplama gibi konularda bilgi sahibi olmuşlardır. Bugün kullandığımız Güneş’e dayalı takvimi yapmışlardır. 365 günün 10 aya bölünmesiyle oluşan 5 günlük farkı da bayram günleri olarak kutlamışlardır.

Sel sularını kontrol etme ve sulama sistemleri oluşturarak matematik ve geometri bilgilerini ilerletmişler ve piramitlerin inşası neticesiyle ilk defa Pi Sayısı’nın tam değerini bilen bir formül bulmuşlardır.

Mumyalama tekniği sayesinde Mısırlılarda tıp bilimi çok gelişmişti. Ayrıca piramitlerin inşası sırasında yaşanan kazalar da bu bilimin gelişimine katkı sağlamıştır.

Mısırlılar müzik bilgisine de sahiptiler. Yedi sesli notayı icat etmeseler de onu kullanmasını biliyorlardı. Bunu bize kadar ulaşan kabartma resimlerde görüyoruz.
 

Din

Mısırlılar çok tanrılı bir dine sahiptiler. Firavunları için Osiris ayinleri yaparlardı. Osiris, Doğa Tanrıçası İsis’in kocasıydı. Onlar, doğanın doğumunu ve ölümünü temsil ediyorlardı. Tapınağı Abidos’ta bulunan Osiris firavunla özdeştirilmişti. Piramitlerin iç duvarlarındaki resimlerde de firavuna Osiris denilmiştir. Mısır’ın tanrı ve tanrıçalarının her biri bir hayvanın adını taşıyor ve adlarını taşıdıkları hayvan biçiminde gösteriliyordu.
Firavun Akhenaton'un Mısır’da Tek Tanrılı Din Kurma Çabası [değiştir]

4.Amenofis, diğer tanrı ve tanrıçaları dışlayarak, Mısır’da tek tanrılı bir din inancı yerleştirmek istedi. Amenofis’e göre Heliopolis’in baş tanrısı olan Aton-Ra (Güneş Tanrısı) tek bir tanrıydı ve firavunun babasıydı. Akhenaton yani Aton’un Işığı adını alan firavun hükümdarlığı süresince diğer tanrılara ait tapınakları kapattırmış ve her yere Aton tapınağı yaptırmıştır. Bu tapınakların en büyüğü Tebes’in kuzeyindeki Tel-El Amarna’da yapılmıştır. Diğer tanrıların rahipleri ise bu duruma güçlü bir direniş göstermişler ve bu uygulamının daim olmasına izin vermemişlerdir. 4.Amenofis’in ölümünden sonra tahta çıkan Tutankamon bu rahiplerle anlaşarak Aton rahipliğini bırakmış ve eski dinsel merkez Tebes’e taşınmıştır. Tebes’te Tanrı Amon’un kültürü egemendi.

Toplumsal Yapı

Yeni Krallık Dönemi’nde Mısır’da bürokrasi ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuştu. En önemli makamlardan birisi katiplikti. Katipler bir okul sistemi kurmuşlar ve soyluların eğitimiyle ilgilenmişlerdir. Eğitim ise dil ve hitabet üzerineydi. Diğer güçlü kesim ise rahiplerdir. Ancak katipler zorunlu askerlikten muaf iken, rahipler değildi. Yine de rahiplerin ayrıcalıklı bir konumu vardı.

Sulu tarım yapan halkın kendilerine ait arazileri vardı. Özel mülk gelişmişti ancak bu kişilerin zengin ya da güçlü olması zordu çünkü tarımın kaynağı sulama sistemi Firavunların kontrolündeydi. Ticaret ise rahiplerin elindeydi. Bu nedenle tüccar ve zanaatçıların etkinliği yerel, küçük pazarlarla sınırlı kaldı. Ordunun en büyük askeri kaynağı ise köylülerdi. Mısır’da köle sistemi vardı;ancak angarya işlerini özgür köylüler yapmak zorundaydı. Köleler daha çok üst sınıfı oluşturan ailelerin evinde yer alıyordu.

Erkek egemen bir toplum olan Mısır’da kadının konumu, erkeğe mutlak bağlılık değildi. Mısır yasaları boşanmak hakkını kadına da tanımıştı. Özellikle ölü gömme kültünde kadınların erkeklerle eşit muamele görmesi, kadının toplumdaki yerinin önemini gösterir.
Buluşlar ve İcatlar zaman çizelgesi [değiştir]
 

Hanedan Öncesi

* M.Ö. 4500: Senet, dünyanın en eski masa oyunu.
* M.Ö. 4500: Fayans ve Seramik, dünyanın ilk toprak çanağı.
* M.Ö. 4500: Kumaş, dünyada bilinen ilk kumaş üretimi.
* M.Ö. 4500: Mısır (bitki), dünyanın ilk mısır unu ve yağı üretildi.
* M.Ö. 4300: Papirus, Papirus bitkisiyle dünyanın ilk bilinen kağıdı.

Hanedanlar Dönemi
Narmer Paleti (Erken Hanedanlık)
Menkaura ve Kraliçe Hamerernebti II (Eski Krallık)
Amenemhat III Orta Krallığın son hükümdarı

* M.Ö. 3300: Tunç işler (bknz: Tunç Çağı)
* M.Ö. 3200: Mısır hiyeroglifleri, tamamen geliştirilmiştir (bknz: Mısır'ın ilk hanedanı)
* M.Ö. 3200: Ondalık sistem, dünya daki ilk kullanımı
* M.Ö. 3100: Şarap mahzenleri, dünyadaki ilk bilinen
* M.Ö. 3100: Madencilik, Sina Yarımadası
* M.Ö. 3050: Gemi yapımı Abidos'ta
* M.Ö. 3000: Filistin ve Levant'a Nil'den ihracat: şarap (bknz: Narmer)
* M.Ö. 3000: Tıbbi müesseseler
* M.Ö. 2900: muhtemelen çelik: karbon içeren demir
* M.Ö. 2700: Cerrahi, dünya da bilinen ilk
* M.Ö. 2700: Üniliteral işaretler, dünyanın bilinen ilk abecesinin temelini oluşturur
* M.Ö. 2600: Sfenks, bugün dünyanın en büyük tek taştan oluşan heykeli
* M.Ö. 2600: Mavna taşımacılığı, taş bloklar
* M.Ö. 2600: Djoser Piramidi, dünyanın bilinen ilk büyük çaplı taş binası
* M.Ö. 2600: Menkaure Piramidi ve Kırmızı Piramit, dünyanın bilinen ilk granitten yontulmuş işleri
* M.Ö. 2600: Kırmızı Piramit, dünyanın bilinen ilk 'gerçek' yumuşak-kenarlı piramidi
* M.Ö. 2580: Büyük Gize Piramidi; MS 1300 yılına kadar dünyanın en yüksek yapısı
* M.Ö. 2500: Arıcılık
* M.Ö. 2400: Astronomik Takvim, matematiksel düzeni nedeniyle Orta Çağ'da dahi kullanılmıştır
* M.Ö. 2200: Bira
* M.Ö. 1860: muhtemel Nil-Kızıl Deniz Kanalı (12. Hanedan)
* M.Ö. 1800: Abece, dünyanın bilinen en eski
* M.Ö. 1800: Moskova Matematik Papirüsü, frustum hacmi için genel(leştirilmiş) formül
* M.Ö. 1650: Rhind Matematik Papirüsü: geometri, kotanjant analoğu, cebir denklemleri, aritmetik seriler, geometrik seriler
* M.Ö. 1600: Edwin Smith Papirüsü, yaklaşık M.Ö. 3000'e kadar uzanan tıbbi gelenekler
* M.Ö. 1550: Ebers Tıp Papirüsü, geleneksel ampirizm; dünyanın bilinen ilk belgelenmiş tümörleri (bknz: Tıp tarihi)

M.Ö. 15. yüzyıl
Ebu Simbel tapınağı giriş kapısı kenarlarında bulunan II. Ramses'in dört devasa heykeli
aşağı-yukarı M.Ö. 730

* M.Ö. 1258: Barış antlaşması, dünya da bilinen ilk (bknz: II. Ramses)
* M.Ö. 1160: Turin Papirüsü, dünyanın bilinen ilk jeolojik ve topoğrafik haritası
* M.Ö. 5. yüzyıl-M.Ö. 4. yüzyıl (belki de daha erken): petteia ve seega, savaş oyunları; satranç oyununun muhtemel ataları (bknz: Satrancın kökeni)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !